Close
Alışveriş sepetinizde ürün yok.
Tüm Bloglar'a Geri Dön

TÜKETİCİ-SATINALMA ve TİCARET EVRİMİ…

               1

TÜKETİCİ-SATINALMA ve TİCARET EVRİMİ…                              

İlk çağlarda ticaret üretmek, yaşamsal ihtiyaçları karşılamak, ürettiğiniz ürün veya hizmetlerin el değiştirilmesine, ( TAKAS) a bağlıydı.

Lidyalıların parayı ( Sikke) bulmasıyla takas yöntemiyle yürütülen ticaret, yerini parayla alış verişe bırakmıştır.

TİCARETİN GELİŞMESİ,

Ürün ve hizmetinizi satmak, karşı tarafın ihtiyacına uygun malı bulup takas zorunluluğuna bağlıydı. Paranın icadıyla kısıtlı ve zor olan ticaret, yerini daha dinamik yapılara, işlem hacimlerine bırakmıştır.

Bu dönemden sonra ticaret daha da kolaylaşıp gelişmeye başlamıştır.

 Tekerleğin keşfiyle; yeni pazarlara açılımlar, çeşitli ürün ve hizmetleri de beraberinde geliştirmiştir.

 Daha da yaygın hale gelen ticaret, coğrafyalar arası üretimlerin tüketici ayağına kadar ulaştırılmasıyla ticaretin gelişmesini sağlamıştır.

Yeni pazarlara sunulan ürünler, geliştirilerek ticaretin çeşitliliğine katkı sağlamıştır.

Bu paralelde yeni ticaret alanları ve de sektörler gelişmiştir.

Arz / talep güçlenerek ticaretteki dinamikler,  rekabetin güçlenmesiyle ürünün  kalitesi, ambalajı, lojistiği, reklam –tanıtım gibi yepyeni pazarlama stratejileriyle satışa dönüşmüştür.

Ticarette uzmanlaşma, satış pazarlamadaki mesleki bilinci geliştirildi.

Tüketicinin satın alma alışkanlıkları, ürün seçimi, beğenisi yavaş yavaş değişmiş, global pazarlarda artan rekabetle pazarlamanın reklam ve tanıtımına dayalı  tekniklerini geliştirmiş oldu.

Pazarların ardı ardına gelişmesiyle doğudan batıya tüm dünyada ticaret yollarını beraberinde geliştirmiştir.

Karayolu için “İpek Yolu”  olarak tanımlanan hatlar,

Deniz yolu olarak da Baharat Yolu kullanılmıştır.

 

 

                                                 2

PARA ve TEKERLEĞİN İCADI:

Tekerleğin icadıyla ulaşım gelişmiş, önceleri hayvan gücüyle yürütülen tüm ulaşım ve jojistik hizmetler yerini, katı yakıtlı buharlı araçlara, sonrasında da petrolle çalışan araçların gelişmesini sağlamıştır.

Bu süreç, barınma, konaklama, beslenme, giyim ve güvenlik gibi bir çok sektörlerinin gelişmesine paralellik göstermiş, ticaret daha da çeşitli hale gelmiştir.

Farklı coğrafyalarda üretilen ürünler, deniz aşırı pazarlarda da karşılık bulmuştur artık.

Sanayi devrimini takip eden seri üretimlerle üretim kapasiteleri artmış, kırsaldan kente göç hareketini de beraberinde getirmiştir.

Rekabet, sadece fiyatta değil, kaliteye, lojistiğe, ambalaja, reklam tanıtım ve de hizmet çeşitliliğini ayı ayrı sektörleştirmiştir.

Kaliteli ve güvenli ürünler, satış sonrası hizmet güvencesiyle rekabetçi pazarlar oluşmuş ve ticaret bu yönüyle de gelişmiştir. 

 

SATIŞ SONRASI…

Ticaretin böylesine gelişmesi, uzmanlığımız olan satış sonrası hizmetleri de geliştirmiştir.

Rekabet kalemleri arttıkça, hizmet kalemleri de beraberinde gelişmiştir.

Bu gelişime ayak uyduramayan üretici veya ithalatçılar, ürünlerinin pazardaki algılarının hizmet ayağını eksik bırakarak, ticari faaliyetlerini sürdürememiş, pazardan çekmek zorunda kalmışlardır.

Bunun en çarpıcı örneği, elektronik pazarındaki markaların hizmet akışındaki olumsuzluklarıdır. Yedek parça ve hizmet sürekliliğini sağlayamayan firmalar nedeniyle ürünler atıl ve de hurdaya dönüştürülmüştür.

Burada temel sorun, yasaların ve yaptırımların yetersizliği ve de milli ekonomiye verilen zaralardır.

 

 

 

 

                                                           3

TÜKETİCİNİN KORUNMASI;

Tüketicinin korunmasının tarihi, ilk insanlara ve ilk inanışlara kadar uzanır.

Dinler ve ahlak öğretileri tüketicinin korunmasına, insan hakkı – kul hakkı nazariyesinden bakmıştır.

Eski Ahit'e kadar uzanan bu süreç, belli düzenlemeler ve cezai müeyyidelerle uygulamış, 19. yüzyılın sonunda daha da ortaya çıkmıştır.

Eski Ahit'te, insanlığın ilk yazılı kanunları olarak bilinen Hammurabi Kanunları'nda, Sümerler'de, Hititler'de ve eski Hint Kanunları'nda tüketicilerin korunmasıyla ilgili düzenlemelere rastlanmaktadır.

Yiyeceklerin korunması, ölçü tartıda dürüstlüğünün sağlanması gibi konularda da düzenlemeler yapılmıştır.

Daha sonraki gelişmeler içerisinde; 1215 tarihli Magna Carta Libertatum önemli bir yer tutmaktadır. (Mayer, 1989:11)

Yine Selçuklu ve Osmanlı döneminde tüketicinin korunması kavramının kurumsallaşması ile ilgili önemli çalışmalar yapılmıştır.

*** Dünyada kabul edilen,

ilk tüketiciyi koruma kanunu, II. Beyazıt döneminde(1481-1512) tarihleri arasında hazırlanmış ve uygulanmıştır.

 

Türkiye'de tüketicinin korunmasına yönelik yasal düzenlemeler

Türkiye’de 1930 yılında başlayan standardizasyon çalışmaları,

1936‘da “Standardizasyon Dairesi” ve 1954’de de

“Türk Standartları Enstitüsü (TSE)” kurulmuştur.

1960 yılı itibariyle de TSE Kurumu bugünkü yapısına kavuşmuştur

Avrupa Konseyi'nce; 

24.07.1990 tarihlinde tüketici gerçek kişi olarak kabul edilmiş, ticari amaç gütmeden (tüketim yapan kişi) yi tüketici olarak tanımlamıştır.

Sektörümüzde bu gün, SON KULLANICI olarak tanımlanmaktadır.

 

 

                                                           4

Türkiye’de tüketicinin korunması ile ilgili çalışmaların dönüm noktası ve katkılarımızdan söz edecek olursak;  

“Devlet; çıkarmış olduğu yasalarla, tüketicileri aydınlatıcı, teşvik edici, koruyucu tedbirler alarak tüketicilerin korunmasını güvence altına almıştır.

Tüketicinin korunması adına sektörel çalışmaların başlatıldığı, (1992 Şubat) İstanbul Ticaret Odası organizasyonuyla yapılan çalıştaylara, sektör markalardan birinin temsilcisi olarak katılmıştım.

Kanun yapıcılarla; marka yönetimi, mesleki etik, garanti koşulları, hizmetin aksamadan sağlanması ve sürdürülebilirliğini değerlendirmede katkılarımız olmuş ancak hala arzu edilen düzeye taşınamamıştır.

Daha sonraki süreçlerde,

Doğanın korunmasına yönelik  Çevre Bakanlınca yapılan çalıştaylara;

  •        ATIK ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ (AEEE) ve
  •        OZON TABAKASINI İNCELTEN MALZEMELER (OTİM)  

gibi çevresel alandaki faaliyetlere STK Yetkinliği düzeyinde katılım sağlamış olduk

Ürün üretiminden, pazarlamasına, kurulumundan satış sonrasına kadar tüm süreçleri takip ettiğimiz sektörümüzün nabzını tutmaktayız.

Bakanlıkların ilgili birimleri, Üniversiteler, Meslek Odaları, Dernekler, Marka Yöneticileri, Satış Pazarlama departmanları ve elbette Satış Sonrası Hizmet yöneticileriyle bütüncül anlamda aktif olarak çalışmalarımız devam etmektedir.

Ticaret Bakanlığına (İl ve İlçe hakem heyetleri) tüketici şikayetlerini değerlendirmekte ve mağduriyetlerin çözümüne katkı sağlanmaktayız.

 

 

Yorumlar
Yorum Yaz Yorum Formunu Gizle